Büyük Kararlar Değil, Küçük Seçimler

Büyük Kararlar Değil, Küçük Seçimler

Hayatınızı değiştiren kararların büyük olduğunu düşünmeyi seviyor olabilirsiniz.
Bir işe başlamak, işten ayrılmak, şirket kurmak, başka bir şehre taşınmak…

Geriye dönüp baktığınızda hikâyenizi genellikle bu anlara bağlarsınız. Ama belki de değişim tam olarak o gün başlamadı. Belki o gün, uzun zamandır verdiğiniz küçük kararların sonucu yalnızca daha görünür hâle geldi.

Çünkü hayatınızın büyük kısmı büyük dönüm noktalarında değil, oldukça sıradan günlerde geçiyor. Ve o sıradan günlerde verdiğiniz küçük kararlar, düşündüğünüzden daha fazla şeyi etkiliyor.

Bir gün spor yapmamanız sağlığınızı bozmaz.
Bir gün kitap okumamanız sizi bilgisiz yapmaz.
Bir müşteriyi bir kez aramamanız şirketinizi batırmaz.

Sorun şu ki küçük kararların sonucunu hemen göremiyorsunuz.

Bugün bir işi erteliyorsunuz.
Yarın başka bir şeyi.
Sonra bir kez daha.

Bir süre sonra geriye dönüp baktığınızda yaşadığınız sorunları tek bir kötü karara bağlayamıyorsunuz. Çünkü çoğu zaman ortada tek bir büyük hata değil, zaman içinde atlanan birçok küçük adım oluyor.

Alışkanlıklar üzerine çalışan Wendy Wood ve David Neal’ın araştırmaları da aynı bağlamda tekrar edilen davranışların zamanla daha otomatik hâle gelebildiğini gösteriyor. Yani sık sık tekrar ettiğiniz davranışlar, bir süre sonra yeniden düşünerek verdiğiniz kararlar olmaktan çıkabiliyor.

Girişimcilikte de süreç çok farklı değil.

Bir müşteriyi gerçekten dinleyecek misiniz?
Fikrinizi biraz daha geliştirmeye mi devam edeceksiniz, yoksa artık gerçek kullanıcılarla test mi edeceksiniz?
Bir problemi aylarca masada analiz edecek misiniz, yoksa küçük bir saha araştırmasına mı çıkacaksınız?

Bunların hiçbiri ilk bakışta şirketinizin geleceğini değiştirecek kararlar gibi görünmeyebilir. Ama girişimciliğin önemli bir kısmı zaten bu küçük seçimlerden oluşuyor.

Çünkü girişimcilik çoğu zaman belirsizlik içinde ilerlemeyi gerektiriyor.
Geleceği tamamen tahmin etmeye çalışmak yerine elinizdeki insanlara, bilgiye, becerilere ve kaynaklara bakıp kontrol edebildiğiniz alanda ilerlemeniz gerekiyor.

Belki de bu yüzden büyük sorular sormak yerine daha küçük ve cevaplanabilir sorular sormak daha işe yarıyor.

“Beş yıl sonra nerede olacağım?” yerine:

“Şu anda işim için atabileceğim en küçük anlamlı adım ne?”

Çünkü büyük kararlar çoğu zaman büyük bir kesinlik arayışı oluşturuyor. Küçük kararlar ise denemeyi, yanılmayı ve yeniden denemeyi mümkün kılıyor.

Bir ürünün başarılı olup olmayacağını bilmiyorsanız altı ay boyunca geliştirmek yerine birkaç kullanıcıyla test edebilirsiniz.
Bir iş fikriniz varsa hemen şirket kurmak yerine potansiyel müşterilerle konuşabilirsiniz.
Bir kitap yazmak istiyorsanız “kitabı bitirmeyi” düşünmek yerine bugün 300 kelime yazabilirsiniz.

Bunların hiçbiri tek başına çok etkileyici görünmüyor.
Ama tekrar edildiklerinde başka bir şey oluşturuyorlar.

Önce bir davranış.
Sonra bir çalışma biçimi.
Ardından bir alışkanlık.
Ve belki bir süre sonra kimliğinizin bir parçası.

Bu yüzden girişimcilikte kendinize yalnızca “Hayatımı veya şirketimi değiştirecek büyük karar ne?” diye sormak yerine başka bir soru daha sorabilirsiniz:

Bugün verdiğiniz hangi küçük kararın, yarın yeniden verilmesini isterdiniz?

Çünkü yönünüzü çoğu zaman bir kez verdiğiniz büyük kararlar değil, sıradan günlerde tekrar tekrar verdiğiniz küçük kararlar belirliyor.

tr_TR