Eleştiriyle Yaşamayı Öğrenmek

Eleştiriyle Yaşamayı Öğrenmek

Canva’nın kurucu ortağı Melanie Perkins, bugün dünyanın en bilinen girişimcilerinden biri. Ama Canva ortaya çıkmadan önce Melanie fikrini yatırımcılara anlatırken defalarca eleştirildi, hatta reddedildi. Yani bugün çok açık görünen bir fikir, bir dönem birçok kişi için yeterince ikna edici değildi.

Bundan bahsetme sebebim bir “pes etmedi ve başardı” hikayesi olması değil, Melanie’nin aldığı eleştirileri nasıl değerlendirdiği ve bu geri bildirimlerle yoluna nasıl devam ettiğidir.

Girişimciliğin en zor taraflarından biri de sürekli eleştiriye açık olmaktır. Eleştiriyi tamamen reddetmek de tehlikelidir, her eleştiriye göre yön değiştirmek de.

Üstelik insan zihni bu konuda çok tarafsız değil. Genellikle olumsuz geri bildirimleri ve kötü deneyimleri, olumlu olanlardan daha fazla hatırlarsınız. Bir başka ifadeyle, on kişinin teşekkürünü unutup bir kişinin eleştirisini saatlerce düşünebilirsiniz.

Bu yüzden bir eleştirinin zihninizde çok yer kaplaması, onun çok doğru olduğu anlamına gelmez.

Bugün kadın girişimcilerin eleştiriler konusunda erkeklerden daha hassas.
Çünkü bu eleştirilerin kadınlar için doğrudan bir maliyeti bile var.

2025 tarihli bir raporda, incelenen kadın girişimcilerin yüzde 57’sinin çevrimiçi taciz yaşadığı, yüzde 41’inin ise bu nedenle dijital görünürlüğünü bilinçli olarak sınırladığı söylüyor.

Üstelik sosyal medya ile birlikte artık çok daha fazla eleştiriye maruz kalıyorsunuz. Çünkü insanlar çoğu zaman ekranda gördükleri birkaç saniye, birkaç cümle ya da tek bir paylaşım üzerinden hayatınız, işiniz ve seçimleriniz hakkında fikir yürütebiliyor.

Oysa ekranda görünenle yaşadığınız deneyim her zaman aynı şey değil.

Bir fiyatın arkasında yılların emeği olabilir.
Bir paylaşımın arkasında uzun bir düşünme süreci olabilir.
Bir başarının arkasında görünmeyen onlarca deneme, vazgeçiş ve yeniden başlama olabilir.

Sosyal medya çoğu zaman sonucu gösterir, süreci değil.
Bu yüzden dışarıdan yapılan her yorum, içeride yaşadığınız bütün gerçekliği kapsamaz.

Eleştiri her zaman yalnızca “bir yorum” değildir. Bazen işinizi küçültmenize, sesinizi yumuşatmanıza, fiyatınızı açıklamaktan çekinmenize ya da görünür olmaktan vazgeçmenize neden olabilir.

Peki ne yapmalısınız?

  1. İlk tepkinizi karar sanmayın.
    Canınız sıkılabilir, öfkelenebilirsiniz. Ama hemen fiyat değiştirmeyin, paylaşımı silmeyin, stratejiyi bozmayın.
  2. Eleştiriyi kaynağıyla birlikte değerlendirin.
    Bu kişi müşteriniz mi, hedef kitlenizde mi, ürününüzü gerçekten kullandı mı?
  3. Tonu içerikten ayırın.
    Kaba bir eleştirinin içinde yararlı bilgi olabilir. Nazik bir yorum ise tamamen yanlış olabilir.
  4. Tek bir sese değil, örüntüye bakın.
    Bir kişinin söylediği hikâyedir. Aynı şeyi bağımsız biçimde birçok kişi söylüyorsa artık veri olabilir.
  5. İşinizle kimliğinizi ayırın.
    Bir ürünün kötü olması, sizin kötü olduğunuz anlamına gelmez. Bir kampanyanın başarısızlığı, sizin başarısız olduğunuzu kanıtlamaz.
  6. Bu bilgi beni gerçekten geliştiriyor mu?
    Eleştiri işinizi iyileştirecek somut bir şey söylüyorsa kullanın. Sadece kendinizden şüphe etmenize neden oluyorsa, ona aynı ağırlığı vermek zorunda değilsiniz.

Girişimcilikte amaç hiç eleştirilmemek değildir. Eleştiriyi nasıl kullanacağınıza karar vermektir.

en_GB